Sultangazi’de medya ve siyasetçiler (özellikle AK Partililer) günlerdir AK Parti ilçe kongresine kilitlendiler…
AK Parti il yönetiminin bütün çağrılarına rağmen adaylık sürecinden geri adım atmayan Mustafa Günaydın ile Murat Atım‘ın listeleri kongrede yarışacak.
Cumartesi günü yapılacak kongre öncesinde bugüne nasıl gelindiğine dair bir irdeleme yapmak gerekiyor.
Adaylık sürecinde bir gidip, bir gelen Murat Atım hakkında AK Partililer neler düşünüyor. Bunları yazmak, muhalefetin nasıl bu kadar taraftar topladığını incelemek gerekiyor.
Öncelikli olarak konuştuğumuz AK Partili delegeler (aralarında Mustafa Günaydın’ı destekleyenler de var) “Murat Atım’a evet, fakat ekibine hayır” edası içerisindeydiler.
Kongre süreci öncesinde ismini burada zikretmek istemediğimiz bazı isimler, AK Parti yönetiminde görev alanlar ile yaşadıkları olumsuz diyalogları anlatıyorlar bizlere…
Bu esnada ise Murat Atım’ın kişiliğine ve dürüstlüğüne kesinlikle kimse laf ettirmiyorlar…
Hatta bu konuda Mustafa Günaydın bile “Eğer kongreyi kaybedersek, 8 Ocak’ta Murat Atım’ın emrinde çalışmaya devam edeceğiz. Kongreden bölünerek değil, güçlenerek çıkacağız” açıklaması yapmıştı.
Ancak Mustafa Günaydın ve ekibinin yola çıkış sürecinin biraz daha derinleştirmek gerekirse, sloganlarda hep “Sultangazi’yi Sultangazililer yönetsin” söylemi vardı.
Yaptığımız araştırmalara göre, AK Parti’nin 28 Belediye meclis üyesinden aşağı yukarı 8′inin ilçede ikamet ettiği diğerlerinin ise ya iş yerlerinin Sultangazi’de bulunduğu ya da ilçeyle hiç irtibatının bulunmadığı ortaya çıkıyor.
Peki ya yarım milyon nüfusu bulunan Sultangazi’de hiç mi bu koltuklara “layık” insan yer almıyor…
İşte kongre sürecinde hep bunlar konuşuldu. Muhalefetin kar yumağı gibi büyemesini bunlar sağladı.
“Sultangazi, niçin dışarıdan gelenler tarafından yönetiliyor?” İşte herkesin cevap vermek isterken bir an durakladığı bir soru buydu.
Kanaatimize göre, Mustafa Günaydın ve ilçede büyük destek bulmasının en büyük sebeplerinden biri de budur.
Kongreyi kim kazanırsa kazansın, artık taşların yerinden oynadığını ve hiçbir şeyin artık eskisi gibi olmayacak.
Bundan sonraki süreçte, sadece AK Parti’nin değil bütün kamu kurumlarının önce kendi ”evlat”larını keşfetmesini bekliyoruz.
Sıkıntıyı yaşayan, ilçenin problemlerini daha iyi anlayabilir ve çözüm teklifi getirebilir. Dolayısıyla ilçenin sıkıntılarını çözmek için var olan koltukların kariyer için kullanılmamasını diliyoruz.
Hatta bu yönde bir de Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan‘ın bir talimatı olmuştu belediye başkanlarına: “Herkes, görev yaptığı ilçeye taşınacak” diye.
Bütün bunlara rağmen, Sultangazi’deki AK Partili delegelerin oy ve kararlarına saygılı olmak gerekir.
Her ne kadar “doğru söyleyeni dokuz köyden kovsalar da” biz doğru bildiklerimizi yazmaya devam edeceğiz.
Son sözümüz, kongrelerde kazanan kişiler değil Sultangazi olsun.




















